Selin Aktan biyografisi
- SelinMelekAktan
- istanbul, Türkiye
- Selin Melek Aktan, Cerrrahpaşa Tıp Fakültesindeki eğitimini tamamladıktan sonra İngiltere'de College Fashion Design bölümünü bitirdi. Belçikalı bir galeri sahibinin sergi teklifi ile profesyonel sanat hayatına başladı.Anadolu motif ve renklerinden esinlendiği ''orientalpopart koleksiyonuyla 2004 Zurih Art Show'un en avangard sanatçısı seçildi.Çalışmalarını Yunanistan Bulgaristan, Isviçre,Fransa, İtalya Polonya,Avusturya ,Danimarka, Mısır, LosAngeles,NewYork, Miami' de sergileyen Aktan'ın eserleri 2009da USA Museum of the Americas koleksiyonuna alındı. İtalya'daki İnsan Hakları sergisine davet edilen Aktan'ın''Savaşta Çocuk''eseri Caserta Müzesine alınırken,bu konudaki yazısı Amerika'daki surfax tarafından dünyayı besleyen en iyi makaleler arasına seçild.2007 de yayınladığı ''Aşk Selinde Uçuşan Melekler''şiir kitabı ÇYDD yararına satılan Selin,2010da eğitim projelerine destek vermek amacıyla söz ve müziği kendisine ait ''Rüzgarlara Fısıldadım ' 2012de ise ''Şaka gibi herşey''albümlerini çıkarttı.Aktan 2010 da Nişantaşı'nda Apeiron Artplus Galeriyi kurdu.
10 Ağustos 2014 Pazar
15 Mayıs 2014 Perşembe
AÇIL SUSAM AÇIL
20 Mayıs-31 Mayıs 2014
Selin Melek Aktan
Resim Heykel Sergisi
Arkasında birçok gizemler barındıran hayatımız boyunca açtığımız ve açamadığımız kapılar…
Tablolarında genelde masalsı öğelere yer veren Selin Melek Aktan ‘’Açıl Susam Açıl ‘’ isimli bu sergisinde bizleri yine hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı, özgür, masum, çılgın, hassas ve kırılgan, figürlerin neşeyle dans ettiği fantezi bir dünyaya götürecek..
Nişantaşı’nın tarihi apartmanlarından çıkan eski kapılar sanatçının fırçası ile geçmişten günümüze gizemli bir yolculuğa çıkıyor ve onlar da aynı İstanbul gibi dönüşerek bu renkli semtin hareketli ritmine ayak uyduruyorlar.
Selin Melek Aktan
Sanat hayatına başladığı 2004 yılından bugüne kadar eserlerini New York,Losangeles,Miami, Fransa,İtalya,İsviçre,Avus turya,Danimarka,Yunanistan ,Bulgaristan, Polonya, Kosova,Hindistan,Mısır ve Çin'de sergilemiş olup, 2008 den beri çalışmalarını yurt içinde sürdürmektedir.
‘’Açıl Susam Açıl’’ sanatçının Türkiye’deki 12.kişisel sergisidir.
Aktan'ın geliri Türkiye'deki eğitim projelerine aktarılan bir şiir kitabı ve söz müziği kendisine ait eserlerden oluşan iki adet müzik albümü vardır.
Açılış kokteyli; 20 Mayıs Salı saat 18.oo-20.oo pm
Ahmet Fetgari sok.
No 64 kat 1Güneş apt. Nişantaşı/İstanbul
0544 6401936
22 Nisan 2014 Salı
"ADI AYLİN"DEN "HAYAT VE HÜZÜN"E AYŞE KULİN - NiSHTiME.COM ::: NİŞANTAŞI'NIN KISAYOLU
"ADI AYLİN"DEN "HAYAT VE HÜZÜN"E AYŞE KULİN - NiSHTiME.COM ::: NİŞANTAŞI'NIN
Selin Melek AKTAN
"ADI AYLİN"DEN "HAYAT VE HÜZÜN"E AYŞE KULİN
15 Nisan 2014 Salı 14:08:00
Bazı yazarlar vardır. Kitapçı vitrinlerinde onların yeni bir kitabını gördüğünüzde içeriye girip o kitabın sayfalarını çevirmekten kendinizi alamazsınız
O yazarların kitapları sıkıntılı bir dünyada size sunulan sürprizli bir elma şekeri gibidirler.
Hayata biraz ara verip size sundukları sihirli dünyaya adım atmak için adeta sabırsızlanırsınız.
O yazarların kitapları sıkıntılı bir dünyada size sunulan sürprizli bir elma şekeri gibidirler.
Hayata biraz ara verip size sundukları sihirli dünyaya adım atmak için adeta sabırsızlanırsınız.
Benim de Türk Edebiyatı'nda beni böyle heyecanlandıran birkaç favori yazarım var ve Ayşe Kulin de onlardan biri.
Pek çok edebiyat sever gibi benim de Kulin kitapları ilk tanışmam onun "Adı Aylin" isimli romanıyla oldu.
"Füreya" isimli eseri Türk seramik sanatının ustalarından ve ilk kadın sanatçılarından Füreya’nın renkli yaşamını anlatırken, "Türkan Tek ve Tek Başına" sevgili Türkan Saylan’ın hayatını anlatıyordu.
"Köprü" Fırat üzerinde büyük çabalarla yapılmış bir köprünün ve biraz da rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun hikayesidir.
"Kardelenler" isimli araştırma kitabının ise hayatımdaki yeri bambaşkadır ve beni Doğu'nun kötü kaderlerini yenmeye çalışan güzel kızları ile tanıştırmış, sonrasında Çağdaş Yaşam Derneği'nin çalışmalarını ömür boyu destekleme kararı vermeme vesile olmuştur.
Ayşe Kulin'in 2 yıl önce yayınladığı "Hayat ve Hüzün" isimli kendi hayatını anlattığı otobiyografik romanı belki de beni hayal kırıklığına uğratan tek romanıdır diyebilirim.
İki kitap birbirinin devamı niteliğinde olduğu için onlara tek roman diyorum.
Bence insanın kendi hayatını yazması dünyanın en zor şeyi.
Hele de geçmişimizde hatırlaması bizi üzen hatıralar varsa.
Ayrıca inanıyorum ki hepimizin hayatında hem gün ışığına çıkartmak istediğimiz hem de ne kadar şeffaf olmak istersek isteyelim yine de kimseyle paylaşmak istemeyeceğimiz anılarımız vardır.
Sevgili Ayşe Kulin’in o kitapları yazarken ne kadar zorlanmış olabileceğini tahmin edebiliyorum.
Çünkü en zor şey insanın geçmişi ile hesaplaşmasıdır.
Tabi bir de kendi yaşam hikayenizi anlatırken yaşamınıza dokunmuş başka insanları da ister istemez sayfalarınıza taşımak zorunda kalıyorsunuz. İşin içine başkalarının hayatına saygı anlamında biraz sansür de girince, kimsenin kendi hayatını istediği gibi yazabileceğini sanmıyorum.
Ayşe Kulin’in o romanlarında beni rahatsız eden şey, yaşadığı olayları anlatırken, sanırım duygularını pek yüzeye çıkaramamış olmasıydı.
Bilmiyorum, belki de yazar, bir kadın, bir eş ve bir anne olarak 40 yıllık ayakta durma mücadelesini anlattığı bu kitaplarında duygularını tahmin etmeyi okuyucunun yorumuna bırakmış olabilir.
Bizi "Gizli Anların Yolcusu, Bora’nın Kitabı ve Dönüş" isimli üçlemesi ile eş cinsellerin dünyası ile tanıştıran Ayşe Kulin son romanı "Hayal"de hayallerini ve yazar olma sürecini anlatırken bir anlamda da romanlarının arka bahçesini bizlerle paylaşıyor.
Çok samimi, içten bir dille yazılmış, zaman zaman komik hatıralarla süslenmiş anı romanı keyifle okurken yayınevleri, film, yönetmenler ve yazarlar dünyası ile tanışacaksınız. Hayat ve Hüzün’ün aksine burada tüm duygularıda var.
İnsana hayatında ilham veren kişiler vardır. Türkan Saylan benim için böyle bir kadındı.
Ayşe Kulin de hem yazarlık serüveniyle hem de yaşam içerisindeki vazgeçmez ve vazgeçilmez duruşuyla sevgi ve saygı ile izlediğim başka özel bir kadın..
Pek çok edebiyat sever gibi benim de Kulin kitapları ilk tanışmam onun "Adı Aylin" isimli romanıyla oldu.
"Füreya" isimli eseri Türk seramik sanatının ustalarından ve ilk kadın sanatçılarından Füreya’nın renkli yaşamını anlatırken, "Türkan Tek ve Tek Başına" sevgili Türkan Saylan’ın hayatını anlatıyordu.
"Köprü" Fırat üzerinde büyük çabalarla yapılmış bir köprünün ve biraz da rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun hikayesidir.
"Kardelenler" isimli araştırma kitabının ise hayatımdaki yeri bambaşkadır ve beni Doğu'nun kötü kaderlerini yenmeye çalışan güzel kızları ile tanıştırmış, sonrasında Çağdaş Yaşam Derneği'nin çalışmalarını ömür boyu destekleme kararı vermeme vesile olmuştur.
Ayşe Kulin'in 2 yıl önce yayınladığı "Hayat ve Hüzün" isimli kendi hayatını anlattığı otobiyografik romanı belki de beni hayal kırıklığına uğratan tek romanıdır diyebilirim.
İki kitap birbirinin devamı niteliğinde olduğu için onlara tek roman diyorum.
Bence insanın kendi hayatını yazması dünyanın en zor şeyi.
Hele de geçmişimizde hatırlaması bizi üzen hatıralar varsa.
Ayrıca inanıyorum ki hepimizin hayatında hem gün ışığına çıkartmak istediğimiz hem de ne kadar şeffaf olmak istersek isteyelim yine de kimseyle paylaşmak istemeyeceğimiz anılarımız vardır.
Sevgili Ayşe Kulin’in o kitapları yazarken ne kadar zorlanmış olabileceğini tahmin edebiliyorum.
Çünkü en zor şey insanın geçmişi ile hesaplaşmasıdır.
Tabi bir de kendi yaşam hikayenizi anlatırken yaşamınıza dokunmuş başka insanları da ister istemez sayfalarınıza taşımak zorunda kalıyorsunuz. İşin içine başkalarının hayatına saygı anlamında biraz sansür de girince, kimsenin kendi hayatını istediği gibi yazabileceğini sanmıyorum.
Ayşe Kulin’in o romanlarında beni rahatsız eden şey, yaşadığı olayları anlatırken, sanırım duygularını pek yüzeye çıkaramamış olmasıydı.
Bilmiyorum, belki de yazar, bir kadın, bir eş ve bir anne olarak 40 yıllık ayakta durma mücadelesini anlattığı bu kitaplarında duygularını tahmin etmeyi okuyucunun yorumuna bırakmış olabilir.
Bizi "Gizli Anların Yolcusu, Bora’nın Kitabı ve Dönüş" isimli üçlemesi ile eş cinsellerin dünyası ile tanıştıran Ayşe Kulin son romanı "Hayal"de hayallerini ve yazar olma sürecini anlatırken bir anlamda da romanlarının arka bahçesini bizlerle paylaşıyor.
Çok samimi, içten bir dille yazılmış, zaman zaman komik hatıralarla süslenmiş anı romanı keyifle okurken yayınevleri, film, yönetmenler ve yazarlar dünyası ile tanışacaksınız. Hayat ve Hüzün’ün aksine burada tüm duygularıda var.
İnsana hayatında ilham veren kişiler vardır. Türkan Saylan benim için böyle bir kadındı.
Ayşe Kulin de hem yazarlık serüveniyle hem de yaşam içerisindeki vazgeçmez ve vazgeçilmez duruşuyla sevgi ve saygı ile izlediğim başka özel bir kadın..
O hayallerini gerçekleştirmiş, darısı herkesin başına diyelim☺)
Güzel günlerde kalın.
Güzel günlerde kalın.
17 Aralık 2013 Salı
Doğudan Batıya Orientalistpopart Selin Melek Aktan kişisel resim heykel sergisi 12Aralık2013-12 Ocak 2014 Apeiron Artplus Galeri'de
http://nishtime.com/tr-TR/etkinlikler/278/dogudan-batiya-orientalist-pop-art-apeiron-art-plus-gallery
Selin Melek Aktan'ın orientalpopart koleksiyonu 2004 yılında Yunanistan Bulgaristan ve İsviçre'de Zurih Art Show'da,2005de ise Fransa'da Paris'te,2006
da İtalya'da Museum Castello Estence'de,aynı yıl Amerika'da NewYork ve Santa Barbara'da sergilenmiştir.
2007 yılında Avusturya'ya onur konuğu olarak davet edilen Aktan Viyana'da koleksiyonunun bir bölümünü Salvador Dali'nin heykelleri ile birlikte sergilemiş olup,2009 yılında bazı parçaları Amerika'da
Museum of The Americas'ın daimi koleksiyonuna alınmıştır.
2009 yılında İstanbul Galeri 5 de ''Düş Zamanı'' isimli solo sergide bir kısmı ilk defa türk sanatseverlerle buluşan koleksiyon halen Nişantaşı Apeiron Artplus Galeri'de sergilenmektedir.
Selin Melek Aktan'ın orientalpopart koleksiyonu 2004 yılında Yunanistan Bulgaristan ve İsviçre'de Zurih Art Show'da,2005de ise Fransa'da Paris'te,2006
da İtalya'da Museum Castello Estence'de,aynı yıl Amerika'da NewYork ve Santa Barbara'da sergilenmiştir.
2007 yılında Avusturya'ya onur konuğu olarak davet edilen Aktan Viyana'da koleksiyonunun bir bölümünü Salvador Dali'nin heykelleri ile birlikte sergilemiş olup,2009 yılında bazı parçaları Amerika'da
Museum of The Americas'ın daimi koleksiyonuna alınmıştır.
Selin Melek Aktan;
Anadolu'nun renk ve desenlerinden esinlenerek hazırladığı ve uluslararası sanat piyasasında ''doğunun gizemini batıya taşıyan özgün bir renk sanatçısı ''olarak tanınmasını sağlayan bu koleksiyon ile 2004 yılında Zurih Art Show'da showun ''en avangard sanatçısı'' seçilmişti.
2009 yılında İstanbul Galeri 5 de ''Düş Zamanı'' isimli solo sergide bir kısmı ilk defa türk sanatseverlerle buluşan koleksiyon halen Nişantaşı Apeiron Artplus Galeri'de sergilenmektedir.
Apeiron Artplus Galeri
Ahmet Fetgari sok.No 64 kat1 Güneş apt.
Nişantaşı/İstanbul
tel..544 6401936
ziyaret saatleri:pazar pazartesi hariç 12.oo-18.oopm
24 Kasım 2013 Pazar
17 Haziran 2013 Pazartesi
22 Mart 2013 Cuma
Selin Melek Aktan'ın Şaka Gibi Herşey albümünün Venue lansmanındaki tanıtım videosu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


